Edebiyat terimi olarak Mülemma: Bir şiirin bazı mısraları, bölümleri veya bir mısranın bazı sözcüklerin değişik dillerde yazılması. Divan edebiyatında Arapça, Farsça, Yunanca'nın Türkçe ile birlikte kullanıldığı şiirler yazılmıştır. Tanzimat'tan sonra bu dillere Fransızca da eklenmiştir. Örnek:
Eyyüha'r-rağibûne fi'l-evkat!
Edrikûhâ fe-mâ madâ kad fât.
Fevt-i fursat me-kün çü vakt-i safâst,
Ki besî hestder-cihân âfât.
İrdi bir dem ki behcetinden anın
Sekiz Uçmâğ'a döndü Altı Cihât.
İş ke-mâ âşe âşikun va'lem!
Tâvet in-nefsü tâbet il-evkat.
Eyyüha'r-rağibûne fi'l-evkat!
Edrikûhâ fe-mâ madâ kad fât.
Fevt-i fursat me-kün çü vakt-i safâst,
Ki besî hestder-cihân âfât.
İrdi bir dem ki behcetinden anın
Sekiz Uçmâğ'a döndü Altı Cihât.
İş ke-mâ âşe âşikun va'lem!
Tâvet in-nefsü tâbet il-evkat.
Benzer Edebiyat Terimleri:
- Absürt
Anlamsal öğeleri birbiriyle bağdaşmayan
Mantık açısından mantık kural

- Itnab
Gereksiz yere sözü uzatma.

- Servet-i Fünun Edebiyatı
1895 yılında Recaizade Mahmut Ekrem'in öncülüğünde Servet-i Fünun derg

- Gül
Divan edebiyatında kullanım sıklığı çok yüksek, sanat yapmak amacıyla

- İntihal
Başkasına ait eserlerden parçalar alıp kendisininmiş gibi gösterme. Aş

- Neo-Klasisizm
20. yüzyılın başlarında sembolizme tepki olarak doğan, klasik söyleyiş

- Hüsn-i Ta'lil
Anlamla ilgili edebi sanat. Divan edebiyatında bir olayın meydana geli

- Alışılmış Bağdaştırma
Bir söz grubundaki kelimelerin mantıksal olarak doğrudan ilgi kurabile

- Fahriye
Kasidede, divan şairinin kendisini övdüğü bölüm.

- Tumturak
Sözlü ve yazılı anlatımda yersiz ve gereksizce büyük laflar, tantanalı


