Edebiyat terimi olarak İtnab: Sözü, gerektiğinden fazla kelime veya cümle ile uzatma. İcaz'ın karşıtı. İkiye ayrılır:
1. İtnab-ı makbul: Makbul sayılan söz katmadır. Bu çeşitte anlam pekiştirilir, anlatılacak şey abartılır, kastedilen husus fazla tasvir edilir ve üçü birden sağlanır. Örnek:
"Yalıların en tabii ve en lüzumlu gezinti vasıtası sandallar! Sade yalıların mı? Boğaziçi'nde herkesin her an, en çok, onlar işine yarıyor. Mehtapla gezginci, sâzende köşkü onlar, saz dinleyicilerin mevkibi onlar, yerine göre madrabazların balık deposu onlar, sebze dükkanı, dondurmacı dükkanı, onlar; yörük manav sergisi onlar, tatlı su damacanalarının ambarı onlar, hasta sedyesi onlar..."
Ruşen Eşref Ünaydın
2. İtnâb-ı mümel: Makbul sayılmayan söz katmadır. İtnab-ı mühil de denir. Haşv-ı kabih'ler ve tekrarlar makbul sayılmayan söz katmanlarıdır. Örnek:
Duâ ile sözü hatmedelim, zîrâ hakikatte
Sözün gevher olursa yeğdir itnâbından îcâze
Nef'î
1. İtnab-ı makbul: Makbul sayılan söz katmadır. Bu çeşitte anlam pekiştirilir, anlatılacak şey abartılır, kastedilen husus fazla tasvir edilir ve üçü birden sağlanır. Örnek:
"Yalıların en tabii ve en lüzumlu gezinti vasıtası sandallar! Sade yalıların mı? Boğaziçi'nde herkesin her an, en çok, onlar işine yarıyor. Mehtapla gezginci, sâzende köşkü onlar, saz dinleyicilerin mevkibi onlar, yerine göre madrabazların balık deposu onlar, sebze dükkanı, dondurmacı dükkanı, onlar; yörük manav sergisi onlar, tatlı su damacanalarının ambarı onlar, hasta sedyesi onlar..."
Ruşen Eşref Ünaydın
2. İtnâb-ı mümel: Makbul sayılmayan söz katmadır. İtnab-ı mühil de denir. Haşv-ı kabih'ler ve tekrarlar makbul sayılmayan söz katmanlarıdır. Örnek:
Duâ ile sözü hatmedelim, zîrâ hakikatte
Sözün gevher olursa yeğdir itnâbından îcâze
Nef'î
Edebiyat terimi olarak Itnab: Gereksiz yere sözü uzatma.
Benzer Edebiyat Terimleri:
- Fecr-i Ati Edebiyatı
"Sanat şahsi ve mahremdir" ilkesinden yola çıkarak 1908'den sonra yayı

- Abdal
Hem şiir hem de düzyazıda "derviş" anlamına gelen bu sözcük, halk ozan

- Mahlas
Kimi şair ve yazarların yapıtlarında kullandıkları takma ad. Özellikle

- Darayak
Âşık edebiyatında kafiye olma olasılığı düşük sözcükler. Âşıkın karşıl

- Kapalılık
Sözlü ya da yazılı anlatımda anlatıcının amacını açıkça söylemediği ya

- Şair
Şiir söyleyen veya yazan hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kimse

- Natüralizm
1897'de Fransa'da ortaya çıkan, gözlemle birlikte bilimsel deneyi de u

- Dipnot
Yazarın yararlandığı kaynakları ve alıntıları metnin geçtiği yerlerde

- Gülmece
Daha çok "Mizah" adıyla bilinen; durumların, olay ve olguların gülünç

- Epifonem
Bir sözlü ya da yazılı eserde anlatılanların hikmetli bir sözle son bu


