Edebiyat terimi olarak İcaz: Bir düşünceyi çok az sözcükle özlü bir şekilde anlatmadır. Kısaltmanın anlamı güçleştirmemesine dikkat edilir. Buna icaz-ı muhil denir. Az söz yüklü anlamla ifadeye makbul icaz denir. Atasözleri, vecizeler, hikmetli sözler bu gruba girer. Makbul icaz iki türdür: Hafz yoluyla icaz: Anlama zarar vermeyecek şekilde bazı sözcükler atılır. Bu cümle çıkarılarak da yapılabilir. Sözcük çıkarmaya icaz bi'l-harf denir. Örnek:
Bir pâreye bini âferinin
Pâpûşu atıldu Gevherî'nin
Ziya Paşa
Şair burada "papucu dama atıldı'yı "papucu atıldı" diye kısaltmış.
İcaz, cümle çıkarılarak yapılırsa icaz bi'l cümel adını alır. Örnek:
"Ahmet ders çalışsaydı'" Burada "başarılı olacaktı" cümlesi çıkarılmış.
Tazammum yoluyla icaz: İfadeden sözcük ve cümle atılmadan yapılan icazdır. İki türü vardır.
İcaz bi't-takdîr: Amaç az sözcükle anlatılırken ihatalı anlam da çıkar. Örneğin "Ateş düştüğü yeri yakar".
İvaz bi'l-kasr: Hiçbir sözcük atılmadan anlamca zengindir. Örneğin "Akacak kan damarda durmaz" gibi.
Bir pâreye bini âferinin
Pâpûşu atıldu Gevherî'nin
Ziya Paşa
Şair burada "papucu dama atıldı'yı "papucu atıldı" diye kısaltmış.
İcaz, cümle çıkarılarak yapılırsa icaz bi'l cümel adını alır. Örnek:
"Ahmet ders çalışsaydı'" Burada "başarılı olacaktı" cümlesi çıkarılmış.
Tazammum yoluyla icaz: İfadeden sözcük ve cümle atılmadan yapılan icazdır. İki türü vardır.
İcaz bi't-takdîr: Amaç az sözcükle anlatılırken ihatalı anlam da çıkar. Örneğin "Ateş düştüğü yeri yakar".
İvaz bi'l-kasr: Hiçbir sözcük atılmadan anlamca zengindir. Örneğin "Akacak kan damarda durmaz" gibi.
Benzer Edebiyat Terimleri:
- Epope
Kahramanlık konusunu işleyen uzun şiirler. Kelimenin aslı "konuşma, nu

- AhsenüL Kasas
Kıssaların, hikayelerin en güzeli. Bu deyim, Kur'an-ı Kerim'de Yusuf S

- Simge
Genel anlamda, toplumsal anlaşmaya dayanan, anlamı önceden karalaştırı

- Akrostiş
1- Bir şiirde dizelerin ilk harflerinin yukarıdan aşağıya doğru sırala

- Nakarat
Şiirlerde bendlerin sonunda tekrarlanan mısra veya mısralar. Bu bölüm,

- Biçem
Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türü

- Tenâfür
Bir ifadede birbirleriyle uyuşmayan harf, hece, sözcük ya da tamlamala

- Rönesans Edebiyatı
Hümanizmaya koşut olarak sanat ve edebiyatta başlayan uyanış ve yenile

- Terza Rima
Üçer mısralık bentlerle kurulur. Bend sayısı belirsizdir. Tek bir mısr

- Garabet
Dilden düşmüş veya çok az kullanılıp henüz ayılmamış kelimelerin kulla


