Tarih terimi olarak Divan-I Hümayun: Osmanlı Devleti'nde ilk olarak Orhan Bey zamanında oluşturulan yürütme-danışma kuruludur. Divan-ı Hümayunda siyasal, yönetsel, askeri, mali ve şeri işlerle, her çeşit şikayetlere ve davalara bakılırdı. Divan toplantıları toplumun tüm kesimlerine açıktı. Devletle, devlet uygulamaları veya devlet adamlarıyla ilgili şikayeti olan herkes Divan-ı Hümayuna başvurabilirdi. Divan-ı Hümayun'un asıl üyeleri Sadrazam, Kubbealtı vezirleri, Kaptan Paşa, Rumeli ve Anadolu kazaskerleri, Rumeli Anadolu ve İstanbul defterdarları, Nişancı, ve Yeniçeri ağası idi. Bir de Rumeli beylerbeyi İstanbul'da bulunduğunda divan toplantılarına katılabilirdi. II. Mehmet Devri'ne kadar hükümdarın başkanlığında toplanan divan bundan sonra Baş vezirin başkanlığında toplanmaya başlamıştır. XVI. Yüzyıla kadar her gün toplanırken, bu zamandan sonra haftada dört gün (Pazartesi, Salı, Cumartesi, Pazar) toplanmıştır. Divan-ı Hümayunda bitirilemeyen işler öğleden sonra Sadrazamın konağında toplanan İkindi Divanında görüşülürdü. Divan-ı Hümayunun yetkileri 1731 yılında azaltılarak, yetkiler sadrazamda toplanmıştır. II. Mahmut Dönemi'nda ise tümüyle kaldırılarak yerine nazırlıklar (bakanlıklar) kurulmuştur.
Benzer Tarih Terimleri:
- Ravzai Mutahhara
Hz. Muhammed'in mezarı yerine kullanılan deyim, (Ravza: Bahçe, Cennet)

- Vakfiye
Bir vakfın koşullarını belirten belge.

- Asimilasyon (Özümleme)
Kişilerin veya toplulukların bir başka toplumun kültürel yapısı içinde

- Medeni Hukuk
Kişiler arasındaki hukuksal ilişkileri düzenleyen özel hukuk dalıdır.

- Pirinç
Bakıra belli oranda çinko katılarak elde edilen sarı renkli bir alaşım

- Muharip
Savaşçı.

- Apa
(Eski Türkler'de) Ecdat, büyük baba.

- Bağnaz
Bir düşünce ya da bir inanışa körü körüne (dü-şünmeden, yargılamadan.

- Mültezim
1- Devlete ait vergilerden birinin tahsilini götürü olarak üzerine ala

- Hamidiye Zırhlısı
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya avaşı'nda kullandığı yegane savaş gemisid


