Tarih terimi olarak Revak: Ön yüzü kemerlemeli, arkası kör duvarlı, üstü tonoz, kubbe ya da damla örtülü geçit.
Arkeoloji terimi olarak Revak: Bir yapının önünde yer alan, bir uzun kenarıyla yapıya bitişik, diğer uzun kenarı boyunca sütunların taşıdığı bir kemer dizisiyle dışa açılan, üstü tonoz, kubbe ya da çatıyla örtülü önü açık, güneş ve yağıştan korumalı yürüme bölümü. Portik.
Sanat terimi olarak Revak: 1. Sütun ve payeler tarafından taşınan kemerler arkasında yer alan, üstü örtülü, önü açık, mimari mekân, sundurma.
2. Ön yüzü kemerli, arkası ana yapıyla birleşik, üstü tonoz, kubbe ya da damla örtülü uzun mekân.
3. Yapıda, duvar önünde, sütun ya da ayaklarla taşınan kemer sıralarının oluşturduğu, bir tarafı avluya açık, üstü örtülü uzunlamasına mekân.
2. Ön yüzü kemerli, arkası ana yapıyla birleşik, üstü tonoz, kubbe ya da damla örtülü uzun mekân.
3. Yapıda, duvar önünde, sütun ya da ayaklarla taşınan kemer sıralarının oluşturduğu, bir tarafı avluya açık, üstü örtülü uzunlamasına mekân.
Benzer Sanat Terimleri:
- Tezyinat
Osmanlıcada hem bezeme, hem de süsleme kavramları karşılığında kullanı

- Modle
Resimde gölgeleri, gölgelemeyi ve ışıklı noktaları kullanarak biçimler

- Obtüratör
Objektiften film üzerine düşen ışığın süresini ayarlayan, otomatik ola

- Profil
1- Yandan görünüş. İnsanın yüzünün yandan görünüşü. Bir kişi veya eşya

- Dekoratör
Bir oyunun dekorunu önce kâğıt üzerinde renkli taslağı, sonra planlayı

- Sanayi Devrimi
Yeni buluşların üretime uygulanması ve bunların en önemlisi olan buhar

- Poliptik
1- Avrupa sanatında üçten fazla sayıda birbirine bitişik resim levhası

- Eklektisizm (Eclecticism)
Farklı sanatsal dizgelerden alınan öğelerin yeni bir dizge içinde yeni

- Mükebbire
Son cemaat yerinde imamın sesini arkadaki cemaate iletenin durduğu bal

- Ampir
Batı dillerinde "Empire" olarak tanınan sanat akımının dilimizde kulla


