Sponsorlu Bağlantılar
Ansiklopedik Bilgileri Alfabetik Olarak Görüntüleyebilirsiniz.
Sponsorlu Bağlantılar
Sürücü:
Kara yolunda, motorlu veya motorsuz bir aracı veya taşıtı sevk ve idare ede
Şaft:
Güç aktarma organlarında hareketi vites kutusundan, diferansiyele ileten mi
Şah Damarı:
Boynun iki yanında, kanı başa taşıyan aort damarlarından her biri.
Şanzıman:
Motorlu taşıtlarda motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren,
Şarampol:
Kara yollarının kenarında yol düzeyinden aşağıda kalan bölüm.
Şerit:
Taşıtların bir dizi hâlinde güvenle seyredebilmeleri için taşıt yolunun işa
Şev:
1- İnişli yer. 2- Bayır. 3- Eğik, meyilli.
Şofben:
Gaz veya elektrikle çalışarak sıcak su sağlayan araç.
Şoför:
Karayolunda, ticari olarak tescil edilmiş bir motorlu taşıtı süren ve src b
Şok:
Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması n
Şose:
Genellikle taş kırıkları üzerine kum döşenip silindir geçirilerek yapılan y
Şuur:
Bilinç.
Tahribat:
Yıkıp bozma, harap etme.
Tahsis:
Bir şeyi bir kimseye veya bir yere ayırma.
Tali:
İkinci derecede olan, ikincil.
Tali Yol:
Genel olarak üzerindeki trafik yoğunluğu bakımından, bağlandığı yoldan daha
Tampon:
Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edil
Tanı:
Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.
Tansiyon:
Atardamarlar içinde dolaşan kanın, damarlara yaptığı baskı, kan basıncı.
Tanzim:
Düzeltme, düzenleme, düzen verme, yoluna koyma.
Tarife:
Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge.
Tasdik:
Doğrulama, onay, onaylama.
Taşıma Sınırı (Kapasite):
Bir aracın güvenle taşıyabileceği, en çok yük ağırlığı veya yolcu ve hizmet
Taşıt:
Karayolunda insan, hayvan ve yük taşımaya yarayan araçlardır. Bunlardan mak
Taşıt Katarı:
Karayolunda bir birim olarak seyretmek üzere birbirine bağlanmış taşıtlardı
Taşıt Yolu (Kaplama):
Karayolunun genel olarak taşıt trafiğince kullanılan kısmına taşıt yolu (ka
Tazminat:
Zarar karşılığı ödenen para.
Tedavi:
İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, terapi.
Tedbir:
Bir şeyi sağlayacak, önleyecek yol, önlem.
Tehlike:
Büyük zarar ve yok olmaya yol açabilecek durum, gerçekleşme ihtimali buluna