Müzik-Dans terimi olarak Solo (İt.): 1- Tek, yalnız. Solist. Karşıtı tutti (İt.), hep birlikte.
2- Tek bir sazın, bir veya birkaç müzik parçasını çalmasıdır: Keman solosu, piyano solosu gibi. Bir resitalde, tek bir sazın konser vermesine solo denilebileceği gibi, bir orkestra içinde de zaman zaman tek sazın sesinin duyulmasına da solo denir. Bazı sololarda ikinci bir saz da eşlik eder: Bir keman resitalinde, çoğu zaman, piyanonun eşlik etmesi gibi.
3- Bir çalgı topluluğunda, koroda, eşlikli ya da eşliksiz olarak bir kişi tarafından çalınan ya da söylenen bölüm.
2- Tek bir sazın, bir veya birkaç müzik parçasını çalmasıdır: Keman solosu, piyano solosu gibi. Bir resitalde, tek bir sazın konser vermesine solo denilebileceği gibi, bir orkestra içinde de zaman zaman tek sazın sesinin duyulmasına da solo denir. Bazı sololarda ikinci bir saz da eşlik eder: Bir keman resitalinde, çoğu zaman, piyanonun eşlik etmesi gibi.
3- Bir çalgı topluluğunda, koroda, eşlikli ya da eşliksiz olarak bir kişi tarafından çalınan ya da söylenen bölüm.
Benzer Müzik-Dans Terimleri:
- Dans Kompozisyonu
Dansta çeşitli figür, hareket ve adımları bir araya getirerek oluşturu

- Divertimento (İt.)
1- Eğlence müziği. Hafif müzik.
2- Operada danslar bölümü. Eski ope

- Diapason (Diyapazon)
Yunancada sekizinci aralık anlamına gelir. Fransızcada, ses uyulmaması

- Senaryo
Bir oyunun ya da opera librettosunun iskeletini oluşturan tüm konu. Sc

- Dialog (Yun.)
İki kişinin karşılıklı konuşması. Ortaçağ kilise müziğinde oratoryo şe

- Neumatik
Ortaçağda neumalara bağlı olarak missa seslendirme şekli.

- Impromtu (Fr.)
Doğaçtan yorum anlamına gelmekle birlikte 19. Yüzyılda gelişmiş şarkı

- Art Song (İng.)
Sanatlı şarkı, Lied (Alm.). Karşıtı: halk şarkısı.

- Heterofoni (Yun.)
Aynı melodik çizgiye eşzamanlı olarak, değişik çalgı ya da seslerle uy

- Ragtime (İng.)
20. yüzyıl başında ortaya çıkan popüler Amerikan müziği. Senkoplu riti


