Hukuk terimi olarak Haciz: 1- Borçlunun, borcunu kendi arzusu ile ödememesi durumunda, alacaklının talebiyle, borçlunun (borca yetecek miktardaki) mal ve haklarına devlet aracılığıyla (icra dairesi tarafından) el konulması.
2- Alacaklının talebi ve yasal koşulların oluşması halinde borçlunun malları üzerine satılamaz şerhinin konulması ve gerekirse malın yed-i emine teslimini gösteren hukuki tanım.
2- Alacaklının talebi ve yasal koşulların oluşması halinde borçlunun malları üzerine satılamaz şerhinin konulması ve gerekirse malın yed-i emine teslimini gösteren hukuki tanım.
Emlak ve Gayrimenkul terimi olarak Haciz: 1. Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına veya malına icra dairesi tarafından el konulması.
2. Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini sağlamak amacıyla borçluya ait ve haczi caiz bulunan mallara icra müdürlüğünün el koyması işlemidir.Tapu sistemi açısından biri icrai haciz (icra müdürlüğünden gelen haciz) diğeri kamu haczi (kamu idarelerinden gelen haciz) olmak üzere iki tür haciz işlemi vardır.
İcra ve İflas Kanununun 91. maddesi “Gayrimenkulün haczi ile tasarruf hakkı, Medeni Kanunun 1010. maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Tapu siciline kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti ve ne miktar meblağ için yapıldığı icra dairesi tarafından tapuya bildirilir (İİK.102 Hacze yeni alacaklılar iştirak eder (İİK.100-101) veya haciz kalkarsa (İİK.110) bu hususlar da yukarıda adı geçen dairelere haber verilir." hükmünü içermektedir.
İcrai haciz; taşınmaz malın tedavülüne (devrine) ve üzerinde hak kurulmasına engel değildir. Yani hacizli bir taşınmazın satış, bağış, trampa, ölünceye kadar bakma akdi gibi işlemlere konu olması ve bu yolla mülkiyetinin başkasına geçirilmesi mümkündür. Ayrıca; rehin, irtifak hakkı, kira gibi işlemlere de konu olabilir.
2. Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini sağlamak amacıyla borçluya ait ve haczi caiz bulunan mallara icra müdürlüğünün el koyması işlemidir.Tapu sistemi açısından biri icrai haciz (icra müdürlüğünden gelen haciz) diğeri kamu haczi (kamu idarelerinden gelen haciz) olmak üzere iki tür haciz işlemi vardır.
İcra ve İflas Kanununun 91. maddesi “Gayrimenkulün haczi ile tasarruf hakkı, Medeni Kanunun 1010. maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Tapu siciline kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti ve ne miktar meblağ için yapıldığı icra dairesi tarafından tapuya bildirilir (İİK.102 Hacze yeni alacaklılar iştirak eder (İİK.100-101) veya haciz kalkarsa (İİK.110) bu hususlar da yukarıda adı geçen dairelere haber verilir." hükmünü içermektedir.
İcrai haciz; taşınmaz malın tedavülüne (devrine) ve üzerinde hak kurulmasına engel değildir. Yani hacizli bir taşınmazın satış, bağış, trampa, ölünceye kadar bakma akdi gibi işlemlere konu olması ve bu yolla mülkiyetinin başkasına geçirilmesi mümkündür. Ayrıca; rehin, irtifak hakkı, kira gibi işlemlere de konu olabilir.
Ekonomi, Bankacılık terimi olarak Haciz: Bir alacağın tahsili için borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarına mahkemece el konulmasıdır.
Belediyecilik-Kamu Yönetimi terimi olarak Haciz: Kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini sağlamak amacıyla borçluya ait ve haczi uygun görülen mallara icra müdürlüğünün el koyması işlemidir.
Benzer Belediyecilik-Kamu Yönetimi Terimleri:
- Muhasebe Sistemi
Mali işlemlerin yürütülmesinde, kaydedilmesinde ve raporlamasında kull

- Yerindelik Denetimi
Yerindelik denetimi, kamu hizmetinin, kamu yararı gözetilerek etkili v

- Emisyon Standardı
Belli koşullarda belli bir kaynaktan yasal olarak boşaltılabilen azami

- Karkas
Bir yapının taşıyıcı öğelerinin tümüne verilen ad; iskelet.

- Yer Altı Su Düzeyi
Taban yatağında biriken yer altı suyunun düzeyi.

- Belli İstekliler Arasında İhale Usulü
Ön yeterlik değerlendirmesi sonucunda idare tarafından davet edilen is

- Davacı
Mahkemeye başvurarak dava açan taraf.

- Çap
Zilyetliğinde arsa veya arazi bulunan vatandaşlarımızın, belediyeye ve

- Ada
Çevresi yollarla çevrili, yer bölümlere ayrılmış kent toprağı ile bu t

- Düz Çatı
Eğimi yatay ile 10 derece arasında olan çatı.


