Matematik-Geometri terimi olarak Faiz: Ödünç verilen paraya karşılık geri ödenen paraya denir.
Ekonomi, Bankacılık terimi olarak Faiz: 1- Üretim faktörlerinden sermayenin elde ettiği getiridir. Diğer bir ifade ile ödünç alınan paranın kullanımı için ödenen fiyat.
2- Bir borcun genellikle toplam meblağın yüzdesi olarak belirlenen ücreti. Faiz oranı belirtilen dönem için ücretlendirilir. Mesela yıllık yüzde on beşlik faiz oranı bir yıllığına borç alınan her 100Є için ücretin (diğer masraflar hariç) 15Є olması anlamına gelir. Ayrıca Yıllık Yüzde Oranına bakın.
2- Bir borcun genellikle toplam meblağın yüzdesi olarak belirlenen ücreti. Faiz oranı belirtilen dönem için ücretlendirilir. Mesela yıllık yüzde on beşlik faiz oranı bir yıllığına borç alınan her 100Є için ücretin (diğer masraflar hariç) 15Є olması anlamına gelir. Ayrıca Yıllık Yüzde Oranına bakın.
Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantık terimi olarak Faiz: Üretim sürecine parasal (yada değişim değeri olan herhangi bir değer) desteğini yatıran sermayenin, üretim sürecinden elde ettiği gelir.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi terimi olarak Fâiz: Ödünç vermekte, rehinde ve alış-verişte, alıcıdan veya vericiden birinin ötekine karşılıksız vermesi şart edilen fazla mal, para veya menfaat. Ribâ.
Benzer Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Terimleri:
- Hat
Çizgi, sınır çizgisi, güzel yazı.

- Ehlikitap
Kitaplı dinlerin mensupları; Yahudi ve Hıristiyanlar gibi kendilerini

- Abaka Han
İlhanlı hükümdarı Hülagu'nun oğlu.

- Sadakallahü'l Azim
Sadakallahü'l-azim, "Allah doğru söyledi," demektir. Kur'an-ı Kerim'de

- Tabiin
Sahabeleri gören kimseye tabiin denir.

- Haram
Bir şeyin yapılması, kullanılması ve yenilip içilmesinin İslam dininde

- Mazlum
1. Zulüm görmüş, kendisine zulmedilmiş. 2. Haksızlığa uğramış. 3. Sess

- Kıyamet
1- Yüce Allah'ın belirlediği zaman gelince kâinat düzeninin bozulup yı

- Radiyallahü Anhu
Muhammed'in zamanında yaşamış erkek sahabeler için kullanılır, anlamı:

- İcazet
İzin, diploma, şehâdetnâme. Çeşitli ilimlerde üstâdın (hocanın) talebe


