Arkeoloji terimi olarak Cavea: Bir tiyatroda izleyicilerin oturduğu kademeli bölüme verilen ad. Genellikle yamaçlara yaslanan cavea'ların biçimi, ilke olarak yarım yuvarlaktı. Ancak M.Ö. IV. yüzyıldan sonra, kimi tiyatrolarda cavea, tepeden analemma'ya doğru genişletilerek elip biçimini almıştır. Cavea, topografik özelliklere göre değişen, ancak genelde 26-27 derece olan bir açı yapardı. Düzlük alanlarda ise bu açı 10 dereceye inerdi. Cavea eğiminin araziye oranı 1 / 2:26.6′dır.
Sanat terimi olarak Cavea: Antik tiyatrolarda yarım daire planlı, basamaklı oturma alanı.
Benzer Sanat Terimleri:
- Mekân Sanatları
İç ya da dış mekânı içine alan ve ya düzenleyen sanat dallarıdır. En b

- Apadana
Çok sütunlu saray ve taht salonu.

- Kasır
Genellikle kent dışında yer alan ve sürekli oturmak için yapılmamış, h

- Moloz Taş
Kaba, pürüzlü taş.

- Karın
Sütunların ortasındaki hafif şişkin bölüm.

- Stupa
Buda'nın ve kutsal kişilerin röliklerinin saklandığı, genellikle Buda'

- Sebil
Cadde ya da sokak kenarlarında yoldan geçenlerin su içmesi için yapılm

- Takviye Kulesi
Bir yapının sağlamlığını pekiştirmek amacıyla yapının mimari dokusuna

- Yapımcılık
Konstrüktivizm de denir. 1920'lerde Moskova'da gelişen bir soyut sanat

- Ante
Helenistik tapınaklarda sella (cella)nın yan duvarlarının uçları.


