Osmanlıca terimi olarak Ağız Çevresi: Şerbet içen misafirin ağzını sildiği "sırmalı yağlık" ın adıydı. Şimdi misafirlere, kahveden sonra şeker ve şekerleme ikram etmek âdet olduğu gibi, eskiden kahvenin arkasından şerbet ikram etmek âdettendi. Zengin konaklarda şerbet, "kilerci kalfa" ve "şakirt" denilen kızlar tarafından misafire sunulurdu. Kilerci kalfa önden girer, üzerinde gümüş bardak takımı bir de sırmalı yağlık olan tepsiyi şakirt arkadan taşırdı. Kilerci kalfa bardaklardaki şerbetleri misafirlere ikram ettikten sonra arka arka çekilir, sırmalı yağlık elinde olmak üzere beklerdi. Misafir şerbetini bitirince kilerci kalfa tekrar yanına yanaşır, boş bardağı alır ve şakirtin elindeki tepsiye koyar, o sırada elindeki sırmalı yağlığı misafire uzatırdı. Misafir bununla dudaklarını sildikten sonra kilerci kalfaya uzatır ve kilerci kalfa tekrar arka arka çekilirdi. Haremlik tarafında ikram böyle iken, aynı ikramı selamlık tarafında "çubukçu ağalar" ve "kahveci" denilen hizmetliler görürdü.
Benzer Osmanlıca Terimleri:
- Ruzname
Günlük olayların yazıldığı defter, günlük gazete, günlük masrafların y

- Akâr
Gayrimenkullerden kirâ yoluyla sağlanan gelir.

- Selef
Önce gelen.

- Ahz-u itâ
Alıp verme

- Alem
Sancak ve bayrak için kullanılan genel bir tabirdi. Kamus-ı Türkî'de a

- Ahz-u kabz
Her iki sözcük, almak anlamına gelir.

- Harbiye Nezareti
Osmanlılarda milli savunmanın kara kısmı ile uğraşan nezaret.

- Kavasbaşı
Vezirleri korumakla görevli kavasların başı.

- Molla
Büyük kadı, Kadı'nın bir üst derecesi, eyalet kadısı.

- Kaside
On beş ila yüz beyitten oluşan ve tek kafiye düzenine göra kurulan ve


