Osmanlıca terimi olarak Ağa Çırağı: Kanun hükümlerine aykırı olarak, yeniçeri ağaları tarafından, Türklerden ocağa yazdırılanlar hakkında kullanılan bir tabirdi.
Ocak nizamları bozulmadan önce, ocağa devşirme suretiyle Hıristiyanların asil ve temiz ailelerinin çocukları alınır, Türkçeyi ve İslam dinini öğrenmek üzere Türklere satılarak yedi sekiz sene sonra aralarından layık olanlar ulufe ile yeniçeri ocağına kaydedilirdi. Ocak nizamları bozulduktan sonra yeniçeri ağaları, temiz ailelere mensup olup olmadıklarını araştırmadan, anlaşma yoluyla ya da rüşvetle Hıristiyan çocuklarını acemi oğlan olarak kaydetmeye başladıkları gibi, Türk ve Müslüman gençlerini de, ana ve babalarının adlarını birer Hıristiyan adı gibi göstermek suretiyle acemi ocağına yazdırmaya başladılar. Daha sonraları iyice bozulan yeniçeri ocağında, ocağın ihtiyar yeniçerileri de kendi evlatlarını ocağa kaydettirmeye başladıkları zaman, bu şekilde kayıt olanlara da ağa çırağı denilmeye başlandı.
Ocak nizamları bozulmadan önce, ocağa devşirme suretiyle Hıristiyanların asil ve temiz ailelerinin çocukları alınır, Türkçeyi ve İslam dinini öğrenmek üzere Türklere satılarak yedi sekiz sene sonra aralarından layık olanlar ulufe ile yeniçeri ocağına kaydedilirdi. Ocak nizamları bozulduktan sonra yeniçeri ağaları, temiz ailelere mensup olup olmadıklarını araştırmadan, anlaşma yoluyla ya da rüşvetle Hıristiyan çocuklarını acemi oğlan olarak kaydetmeye başladıkları gibi, Türk ve Müslüman gençlerini de, ana ve babalarının adlarını birer Hıristiyan adı gibi göstermek suretiyle acemi ocağına yazdırmaya başladılar. Daha sonraları iyice bozulan yeniçeri ocağında, ocağın ihtiyar yeniçerileri de kendi evlatlarını ocağa kaydettirmeye başladıkları zaman, bu şekilde kayıt olanlara da ağa çırağı denilmeye başlandı.
Benzer Osmanlıca Terimleri:
- Arâzi-i mahlûle
Tasarruf sahibinin intikal sahibi bırakmaksızın ölümü ile hazineye dön

- Arâzi-i selîha
Çıplak arazi

- Tersane Emini
Gemi yapılan yerin mali işlerinin sorumlusu.

- Nafia
İnşaat işleri.

- Ganimet
Savaşta düşmanlardan alınan her türlü eşya ve gereç.

- Cariye
Düşman ülkelerine yapılan akınlarda ele geçirilerek veya yabancı ülkel

- Baş Çuhadar
Sarayda padişahın kaftan ve kürklerine bakan büyük memur. / Sadrazam v

- Muhtesip
Çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli, beled

- Ahz-u kabz
Her iki sözcük, almak anlamına gelir.

- Alay Müftüsü
Alay imamının üstündeki rütbede bulunan sarıklı zabite verilen unvandı


