Osmanlıca terimi olarak Acemi Ağa: Sarayın harem dairesi hizmetinde kullanılan zenci (genellikle Arap) haremağalarından bir kısmına verilen unvandı.
Saraya alınan haremağalarına ilk önce "en aşağı" adı verilirdi. Bunların bir müddet sonra mertebeleri terfi edilir, kendilerine "acemi ağa" denilirdi. En aşağılar, yüksek mertebeli diğer ağalar gibi, kendilerinden bir derece yüksek olan acemi ağalara da hizmet ederlerdi. En aşağılar daima kapı nöbeti bekledikleri halde, acemi ağalar sıraları geldikçe nöbet tutarlardı. Acemi ağalar vakti geldikçe ve layıklık gösterdikçe terfi eder, şansı yaver gidenler derece derece yükselerek "darüssaâde ağalığı" na kadar çıkarlardı.
Saraya alınan haremağalarına ilk önce "en aşağı" adı verilirdi. Bunların bir müddet sonra mertebeleri terfi edilir, kendilerine "acemi ağa" denilirdi. En aşağılar, yüksek mertebeli diğer ağalar gibi, kendilerinden bir derece yüksek olan acemi ağalara da hizmet ederlerdi. En aşağılar daima kapı nöbeti bekledikleri halde, acemi ağalar sıraları geldikçe nöbet tutarlardı. Acemi ağalar vakti geldikçe ve layıklık gösterdikçe terfi eder, şansı yaver gidenler derece derece yükselerek "darüssaâde ağalığı" na kadar çıkarlardı.
Benzer Osmanlıca Terimleri:
- Su yolcubaşı
Su yolcuların idaresinden ve çeşmelerin bakım ve onarımından sorumlu o

- Muhtesip
Çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli, beled

- Arz
Toprak; sunma, bildirme

- Yörük
Yarı yerleşik Türk toplulukları.

- Harik havuzu
Yangın havuzu. Yangınlara müdahale etmek için gerekli olan suyun depo

- Mahfil
Bir mekânda belirli kişi ya da topluluklar için ayrılmış bölümler. Hün

- Islahat
Reform, iyileştirme, düzeltme.

- Alay Meclisi
Alay işleri ve meseleleri hakkında gerekli kararları alıp uygulamaya k

- İhramcı
Hacıların Kâbe'ye giderken giydiği ve geniş beyaz yünlü çarşaftan ibar

- Ahz-u kabz
Her iki sözcük, almak anlamına gelir.


